04.08.2017
Künye
İletişim
30.09.2003, 09:42:05 Güncelleme : 07.10.2016, 16:37:02

Kim kazarsa O yorumlar !..

Boş bir kuyuya bir taş attım zannediyordum. Ama o kadar çok ses geldi ki. Meğer kuyu boş değilmiş, içi doluymuş. Taşın kuyunun suyunda yarattığı dalgalar, halka halka genişliyor. “Büyük İskender’den bize ne!” demedi hiç kimse. Tam tersine en çok mail bu y

Füsun Özbilgen


Büyük İskender’in Makedonya ile Yunanistan arasında nasıl bir çekişme konusu olduğunu.. Büyük İskender’in vaktiyle zaptettiği Anadolu, Mısır, Suriye, İran, Kıbrıs gibi coğrafyalarda tarihi miras sahibi olmak için Filipi kentinde Yunanistan’ın nasıl büyük kazılar yaptığını anlatmış ve şöyle demiştim:

“Tarihe sahip çıkanlar, bugünün politikalarını da tarihi tanık göstererek oluşturuyor. Onun için arkeoloji çok önem taşıyor. Peki biz ne yapıyoruz? Arkeolojik kazıları yabancı üniversitelere bırakıyoruz. Anadolu’daki bütün kazıları Alman, İtalyan, Amerikalı üniversitelerin hocaları yapıyor. Çünkü fonlar oralardan bulunuyor. Sonunda da buluntuları, yabancı bilim adamları kendi bakış açılarına anlayışlarına göre açıklıyorlar. Yani bizim tarihimizi başkaları yazıyor. Biz de seyrediyoruz.
Antika, arkeoloji, taş toprak, bize ne tarihten diye ilgilenmiyoruz bile.. Bu konuya dikkat çekmek için yazılmıştır bu yazı.. Ayrıca bu konunun arkası gelecektir. Bilginize...’ diye bitirmiştim.

Arkası gelecek çünkü biz yaz aylarından bu yana sevgili arkadaşım İzzet Şipal ile birlikte bu konuda hazırlık yapıyoruz. Nerelerde ne tür kazılar var, neler yapılıyor diye bilgiler de derledik. Bunları hazırlarken ben şöyle bir ön yazı olarak Büyük İskender’i yazdım. Kuyuya bir taş attım. Bakın şimdi yayılan halkalardan, gelen mail’lerden birkaç paragraf aktarayım.


Sevgili Füsun,

Büyük İskender yazının sonundaki paragrafla yaramı kanattın.
O kazı fonları yalnızca yabancı arkeologlara verilmiyor, bizim hımbıllar yol, yordam ve dil, diş bilmediklerinden kazı yapan "hırsız" takımının "hık diyicisi " olarak tepelerinde dikiliyorlar; oysa gidip uğraşsalar ve iki satırlık makaleler yazsalar parayı koparırlar.
Çoğu zaman adamların ne yaptıklarını bile anlamıyorlar.
Yazları Didim'de yaşıyorum. Apollon Tapınağı eve bir kaç kilometre, Priene, Miletos, Euromos, Heraklia, Iassos gibi tüm büyük ören yerleri bana 10-15 dakika mesafede.
Deli gibi okuyup oralarda dolaşıyorum. Her taraf Allah'a emanet. Eşekler otluyor.
Bırak kazıyı, korunmaları bile içler acısı.
Miletos-Apollon Tapınağı arasındaki Altın Yolu "bulup-kapattılar". Almanlar Magnesia'da kazı yapıyor. Ben 30 senedir buradayım daha ne bulduklarını ve nerede ne makale yazdıklarını bilmiyorum.
Kimi zaman Priene'e gider İskender'in odasında oturur hüzünlenirim. Geçenlerde bir konferans verdim "Vefa" üstüne...Konum da "İbrahim Müteferrika" idi. Ağzıma geleni saydım. Yaşarken de kan kusturulan o koca devrimci için bir senaryo yazmaya çalışıyorum.
Senin arkeoloji ve sahip çıkma konularıyla daha yakından ilgilenmeni dilerim.
Bilgim ve gücüm yettiğince yardıma hazırım.
Gözlerinden öperim.
Sedat Örsel


Sayın Özbilgen,
Umarım şu konulara da açıklık getirirsiniz.
Yazınızdan da anlaşıldığı gibi, "batı"nın kendisine başlangıç efsanesi olarak aldığı "antik yunan" ciddi şekile tartışmalıdır. Sanıyorum Modern dönemde gerçek yunan unutulmuş ve "antik yunan" rafine edilerek tekrar yaratılmıştır. Batının bu başlangıç efsanesi de bizimkilerin demir dağı eritip dişi bir kurdun arkasından orta asyadan çıkmaları kadar ciddidir.
Bir diğer nokta da, sanıyorum "batı" denen kompozisyonun içinde dört dini ile birlikte orta doğu da vardır. İslam dahil tek tanrılı dinler batıdır.
Doğu, Hindistandan başlar.
Saygılar Ramazan Uysal


Sayın Füsun Hanım,
Doğrusu yazınızdan çok etkilendim. Benim annem babam Makedonyalı. 1960’ta İstanbul’a göç etmişler. Evde hala Makedonca konuşuyorlar. Bizimle bile..
Fikirlerinize tamamen katılıyorum. Özellikle Türkiye’deki kazıların yabancı üniversiteler tarafından yapılmasını hayretle izliyorum. Geçen akşam Discovery kanalındayine böyle bir program izledim. Midas kralının mezarını araştırıyorlardı. Ortada hiçbir Türk arkeolog yok. Hepsi Alman.Hatta 1930’dan beri araştırıyorlarmış. Neredeyse kalkıp arayacaktım onları. Bu tür olayları takip etmeye devam edin bizler de sizi takip edeceğiz. Saygılarımla.. Ali Şengel

Halkalar genişliyor. Bu konuyu deşmeye devam edeceğiz.
Haftaya konu ile ilgili sorularımızı ve Kültür Bakanlığı’nın yanıtlarını aktaracağım. Bu konuya sahip çıkması gereken Kültür Bakanlığı bakalım olaya hangi mercekten bakıyor..
Tarihi kim araştırırsa, kazarsa ve buluntuları ortaya çıkarırsa, bilgisinin sahibi olarak yorumu da o yapar..

Kendi tarihini yorumlayacak bilgiyi aramayanların tarihini de başkaları yazar ve yorumlar...
Haberi Paylaşmak İçin...
Son Haberler
Rodos Şovalyelerinin kalesinde Theodorakis ’’Zorba’’sı...
Rodos Şovalyelerinin kalesinde Theodorakis ’’Zorba...
Damla Özdemir ’’Free Speech Zone’’ ile Galeri İlayda’da
Damla Özdemir ’’Free Speech Zone’’ ile Galeri İlay...
27. Akbank Caz Festivali’nin ilk konser biletleri çıktı!
27. Akbank Caz Festivali’nin ilk konser biletleri ...
London Art Gallery Bağdat Caddesi’nde açılıyor!
London Art Gallery Bağdat Caddesi’nde açılıyor!...
Abidin Dino ’’Son İzler’’ ile karşımıza çıkıyor...
Abidin Dino ’’Son İzler’’ ile karşımıza çıkıyor......