01.08.2017
Künye
İletişim
16.01.2017, 19:43:24 Güncelleme : 16.01.2017, 20:12:02

Cüneyt Ayral Paris’ten yazdı: ’’Sanatsız kalmış bir milletin...’’

’’Herkes bir isim takmış, kimisi İŞİD diyor kimisi DEAŞ diyor, kendilerine İslâmi cihad örgütü diyen bir güruh dünyaya dehşet saçıyor...’’



SANATSIZ KALMIŞ BİR MİLLETİN....

Cüneyt Ayral

 

Benim aklım ermiyor! Herkes bir isim takmış, kimisi İŞİD diyor kimisi DEAŞ diyor, kendilerine İslâmi cihad örgütü diyen bir güruh dünyaya dehşet saçıyor. İnsanları öldürmekle de yetinmiyorlar, tarihi ve tarihten gelen tüm sanat eserlerini de yok etmeye uğraşıyorlar...

Böyle bir ortamda biz de Türkiye’de “Cumhuriyet” rejimini tartışıyoruz ve sınırsız yetkileri olan bir “Başkanlık” sistemine geçmeye uğraşıyorlar. Üstelik başkan olması istenilen, hali hazırdaki Cumhurbaşkanı her konuşmasında elini “Rabia” işareti yaparak kimliğini pekiştiriyor.

2002 yılında Füsun Özbilgen’in çağrısı ile yazmaya başlamış olduğum Sanat Haber sitesi bir dönem sustu, Füsun’un özel nedenleri ile susunca ben de yazmamaya başladım. Geçtiğimiz günlerde, günlüklerimi karıştırırken Füsun aklıma düşünce aradım ve sitenin yeni halini görüp sevdim/sevindim.

2002 yılında 48 yaşımdaydım... Şimdi 63 oldum! Yani o yıllara göre daha yorgunum, o nedenle de “telif ücreti” almadan hiç bir yere yazmama kararını almıştım. Bu kararımın dışında tuttuğum, bir tek zaman zaman yazmakta olduğum "abcgazetesi" sitesi var, oraya da çok düzenli yazdığım söylenemez.

www.sanathaber.net sitesinin bugünkü Türkiye ortamında bir şövalye edasıyla güzelleşerek ortaya çıkmış olmasını önemsiyorum. Çünkü Atatürk’ün demiş olduğu gibi “Sanatsız kalmış bir milletin.........”

9 Şubat 2017 günü Fransa’ya yerleşeli tam 20 yıl olacak, dile kolay! 20 yılı bambaşka bir kültürde yaşayıp onunla yoğrulmuş olmak, onu izlemek, memleketi özlemek ve her özlemle gittiğinde, üzülerek geri dönmek...

İstanbul’da beş yıl süreyle (1989-1993) yayımladığım “Kostantıniyye Haberleri Gazetesi” ile şehre sahip çıkmayı denemiştik, önemli bir yazı kadrosu vardı, şimdi pek çoğunu yitirdiğimiz bu kadro ile İstanbul’u, onun kültürünü anlatıyor ve hemşehrilik bilincine sahip çıkmayı deniyorduk. Ne oldu? İstanbul bir beton yığınına dönüştü, gazetemin adı da İŞİD’in dergisinin adı oluverdi. Bu duruma benim söyleyebileceğim tek sözcük: “KORKUNÇ”

Oysa, son 20 yıldır Fransa’da bir ülkeye, bir ülkenin tarihine ve sanatına nasıl sahip çıkıldığını gün gün izliyorum, yer yer de katılıyorum.

İşte, bundan böyle, elimden gelen sıklıkla, sizlere Fransa’dan örneklerle kültür – sanat adına bilgiler, haberler ulaştırmayı deneyeceğim bu köşede. Kimi zaman yazılarımı fotoğraflarla bezeyeceğim, becerebildiğim zaman da söyleşilerimi kayıt edip Youtube üzerinden sizlerle paylaşacağım.

Kültür ve sanattan ne anladığıma gelince...

Benim için edebiyat ve plastik sanatlardan başka yemek – mutfak meselesi önemli bir kültür birikimidir, onun dışında modanın da sanatın bir dalı olduğunu düşünür ve önemserim, çünkü modayı renkleri ve biçimleri ile sanattan ayrı düşünmek benim için olanaksızdır.

Oğlak Yayınları tarafından geçtiğimiz yıl yayımlanmış olan “Benim Paris’im” adlı kitabım nedeniyle bir süredir Paris’te ve Fransa’nın diğer bazı yörelerinde turistik geziler düzenlemekteyim. Bu gezilerin temelinde kültür-sanat yatıyor. Aynı yayınevi’nin yayımladığı “El Çabukluğu Marifet” adlı yemek kitabım çıkınca, buralara benimle gezmek üzere gelenler bir de “yemek maceramı” öğrenmek isteyince, gezilerime “Gurme Turları” da ekledim. Bu gezilerle ilgili de zaman zaman biriktirdiğim anıları, olayları, insanların tepkilerini de burada sizlerle paylaşacağım elbette. Bu konudaki gelişmeleri www.ayral.com sitemden izlemeniz de olası elbette.

 

*  *  *

 

Geçtiğimiz yılın son önemli etkinliği, Noel günü bir Türk sanatçının Paris’te yaptıklarıydı.


(Sanatçının Paris 20 inci bölgede uyguladığı Fransız pulu)


Fransa’daki Le Mur yani “duvar” derneğinin Paris’te Oberkampf sokağında bir duvarı var. Bu duvara her 15 günde bir dünyanın bir köşesinden gelen “streetart” sanatçısı arzu ettiği resmi yapıyor.


(Uygulanan pulun orijinali)


Ocak 2016 da Türkiye’den streetart ve graffitinin ilklerinden olan TURBO gelmiş ve duvarı boyamıştı. Aralık 2016 da ise yine Türkiye’den bu kez NO MORE LIES yani “yalan yok” adıyla bilinen sanatçımız geldi ve yılın son duvar boyamasını gerçekleştirdi. Sanatçı duvara Noel babanın taşıdığı Suriyeli göçmenleri çizdi ve batı dünyasının bu konudaki umrsamazlığını gözler önüne serdi...


(Sanatçı duvara resmini uygularken)



(NO MORE LIES’ın Le Mur derneği duvarına uyguladığı Noel resmi... 24 Aralık 2016 akşamı bitti)

Streetart sanatçıları bir şehre gittiklerinde yalnızca yüklenmiş oldukları misyonu boyamakla kalmayıp başka izler de bırakmayı severler. NO MORE LIES da, her gittiği ülkenin üzerinde hayvan resmi olan pullarını duvarlara boyayarak iz bırakmayı seven bir sanatçımız; Paris’in 20 inci bölgesindeki bir cadde üzerinde şimdi onun bu izi de var...

Önümüzdeki günlerde ise Türkiye’nin sevinç ve övünç kaynağı olan sanatçısı Fazıl Say, Champs Elysee Tiyatrosunda iki dinleti sunacak. Ben 21 Ocak 2017 dekine gideceğim. 22 sinde ise sanatçımız sabahleyin bir resital düzenleyecek... Bu konudaki izlenimlerimi bir sonraki yazımda anlatırım...

(Sitede yer alan "Özel Haber" kategorisindeki tüm içeriklerin izinsiz paylaşılması yasaktır. Kaynak dahi gösterilerek paylaşılamaz)

Haberi Paylaşmak İçin...
Son Haberler
Rodos Şovalyelerinin kalesinde Theodorakis ’’Zorba’’sı...
Rodos Şovalyelerinin kalesinde Theodorakis ’’Zorba...
Damla Özdemir ’’Free Speech Zone’’ ile Galeri İlayda’da
Damla Özdemir ’’Free Speech Zone’’ ile Galeri İlay...
27. Akbank Caz Festivali’nin ilk konser biletleri çıktı!
27. Akbank Caz Festivali’nin ilk konser biletleri ...
London Art Gallery Bağdat Caddesi’nde açılıyor!
London Art Gallery Bağdat Caddesi’nde açılıyor!...
Abidin Dino ’’Son İzler’’ ile karşımıza çıkıyor...
Abidin Dino ’’Son İzler’’ ile karşımıza çıkıyor......