15.03.2018
Künye
İletişim
02.01.2003, 13:19:41 Güncelleme : 29.09.2016, 02:00:44

Birisi de çıkıp ’kardeşim ben de korsan yayıncılığın kökünü kazıdım, bu memlekette yazarın şairin hakkını korudum’ diyemeyecek!

Yazar çizerin, şair takımının hakkını korumanın ’medyatik’ bir yanı yok ki. Havası yok yani, havası...

Günlük
Cüneyt Ayral

SANATÇILAR VE VERGİLERİ

Bugün (02.01.03) Habertürk sitesindeki habere bakın önce:

'Antalya'nın Alanya İlçesi'nde yılbaşı gecesinde sahneye çıkan sanatçı Bülent Ersoy, vergi denetmenlerine 10 milyar, Ebru Gündeş 48 milyar 410 milyon 256 bin lira ücret aldıklarını beyan ettiler. Yılbaşı gecesi Alanya'da Pegasus Oteli'nde sahne alan ses sanatçısı Bülent Ersoy, Antalya Defterdarlığı'na bağlı vergi denetmenlerine yaptığı beyanda, sahne ücreti olarak 10 milyar lira aldığını bildirdi. Antalya WOW Topkapı Palace Oteli'nde sahne alan Ebru Gündeş 48 milyar 410 milyon 356 bin lira, aynı otelde sahne alan Özcan Deniz 20 milyar lira, İlhan Şeşen de 2 milyar 800 milyon lira ücret aldıklarını beyan ettiler.

Antalya Defterdarlığı vergi denetmenleri tarafından, yılbaşı gecesi özellikle tanınmış sanatçıların sahne aldığı oteller ile Alanya, Manavgat, Serik ve Kemer ilçelerinde 144 eğlence yerinde denetim yapıldı.'

Peki, bu sayın vergi memurları acaba Türkiye’deki 'sanatçı' erbabını yalnızca bu sahnelerde izlediğimiz değerli isimlerden mi ibaret sanıyorlar ve yalnızca onların vergilerini kontrol ediyorlar?

Şu yazar çizerin haline bir göz atsalar ya, şu halk şairinin, sazendenin durumunu bir gözleseler ve ne kazanıp, ne vergi ödediğini, ya da vergi ödeyecek kadar bile para kazanamadığını bir gözleseler ya... Daha iyi olmaz mı?

Üç beş sahne sanatçısının peşine düşecekleri yerde, kalkıp şu korsan yayıncılığın, korsan müzikçiliğin peşine düşseler de, üretim yapan 'sanat erbabının' hakkı olan parayı kazanmasına yol açsalar ya...

Ama bu memlekette, iktidarlar değişse bile, herkes 'ün' peşinde koşmaya devam edecek ! 'Ben falanca sahne sanatçısının vergi kaçırdığını yakalayan ve ümüğünü sıkan vergi memuruyum ne hebeeeer !' diye hava atacak.

Ama birisi de çıkıp 'kardeşim ben de korsan yayıncılığın kökünü kazıdım, bu memlekette yazarın şairin hakkını korudum' diyemeyecek. Çünkü yazar çizerin, şair takımının hakkını korumanın 'medyatik' bir yanı yok ki. Havası yok yani, havası...

İşte bu yüzden de bu döngü böyle sürüp gidecek...

Burada, Fransa’da bakıyorum da, adam bir kitap yazıyor, yer yerinden oynuyor.. Her gün bir televizyonda programına çağırıyorlar, kitabı enine boyuna konuşup, yazarını iyice herkese tanıtıyorlar. Programın sonunda kitabı uzun uzun gösterip, fiyatına kadar söylüyorlar. Yani yazar olmakla, şarkı söylemek arasındaki farkı kapatabilmiş bir toplum. En azından şarkının sözünü de bir yazarın yazdığını düşünüyorlar, biliyorlar...

Geçende bir arkadaşım, hayli üretken olduğumu, hergün birkaç yere yazılar yazdığımı söyleyip, 'eh tabii kolay değil para kazanmak !' dedi. Sonra da utanarak 'yahu toplam bu yazı işinden ne geçiyor eline? Yaşamanı sağlıyor mu?' diye sordu..

Cevabı ne siz sorun ne ben söyleyeyim !... Vergiciler de çatlasınlar durdukları yerde... Yarın bir gün göreceğiz, bir ülke vergi ile mi, sanat ile mi kalkınır? Tarih kimin neye yaradığını anlatacak nasılsa, istesek de istemesek de...

ayral@ayral.com

Haberi Paylaşmak İçin...
Son Haberler
Barış Kerem Cesur ile Sokak Fotoğrafçılığı üzerine...
Barış Kerem Cesur ile Sokak Fotoğrafçılığı üzerine...
Rodos Şovalyelerinin kalesinde Theodorakis ’’Zorba’’sı...
Rodos Şovalyelerinin kalesinde Theodorakis ’’Zorba...
Damla Özdemir ’’Free Speech Zone’’ ile Galeri İlayda’da
Damla Özdemir ’’Free Speech Zone’’ ile Galeri İlay...
27. Akbank Caz Festivali’nin ilk konser biletleri çıktı!
27. Akbank Caz Festivali’nin ilk konser biletleri ...
London Art Gallery Bağdat Caddesi’nde açılıyor!
London Art Gallery Bağdat Caddesi’nde açılıyor!...