01.08.2017
Künye
İletişim
05.04.2017, 16:37:47 Güncelleme : 05.04.2017, 17:03:19

Aydın Ayan’ın 45. sanat yılı retrospektifi ’’Sır ve Büyülü Gerçek’’ 7 Nisan’da başlıyor

Aydın Ayan “SIR VE BÜYÜLÜ GERÇEK” konulu 45. Sanat Yılı Sergisi 7 Nisan-10 Mayıs 2017 tarihleri arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi “Beş Kubbe Salonu”nda sergilenecek...



Ayan’ın sergisinde, 2007 öncesine ait az sayıda yapıtına ve 2007 sonrası, büyük boyutlu 100’ü aşkın tuval resmine yer verilecek.

Sergi nedeniyle “AYDIN AYAN ‘SIR VE BÜYÜLÜ GERÇEK’ başlıklı kapsamlı bir sergi kitabı da yayınlanacak.

Sergideki resimler, “İnsanın Doğaya Ettiğidir”, “İnsanın Hayvana Ettiğidir”, “İnsanın İnsana Ettiğidir” ana başlıkları altında toplanabilecek doğa, yaşam, insan merkezli figüratif bir yaklaşımın ürünleri...

Bu temel izleklerde Ayan, bazen gerçeğin peşinden gider, bazen protest nitelikli bir resimle baş kaldırır, bazen bir sır perdesinin arkasından sızan bir ışık gibi simgesel işler yapar, bazen felsefi bir söylemin peşine takılır, bazen en yalın biçimiyle doğaya yönelir, bazen tarih-tarif resimlerinde yaptığı gibi çok katmanlı estetik bir düşünsel yaratış süreci içine girer, “Sır” ile “Büyülü Gerçek” arasında tutkuyla dolanır durur.

Sanatçıyı, “sırtındaki kaya”yı tepeye taşımaya çalışan bir “Sisyphos” olarak niteleyen  Ayan’ın sanatı için Larousse Büyük Lügat ve Ansiklopedi “Resimlerinde gerçekçi bir figür yorumuyla çağdaş ve etkili bir anlatım görüldü”, Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi  “...hemen her resminde insanı ele alır. Bu ele alış her kez doğrudan insanı resmetmek biçiminde olmasa bile anlattığı gene insandır,” Time Out, London’s Weekly Guide ise “Türk sanatçısı Aydın Ayan’ın totaliter rejimlerin baskısını irdeleyen figüratif yağlıboya ve baskı resimleri...” yorumu yapılır.

AYDIN AYAN

Aydın Ayan, 1953 yılında doğdu, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü’nde öğrenim gördü (1972-1977). Bitirdiği Bölümde 1979’da Asistan, 1990’da Doçent, 1998’de Profesör oldu. British Council bursu ile İngiltere’de(1986-1987), Eisenhower Exchange Fellowship ile ABD’de inceleme, araştırma ve sanatsal çalışmalar yaptı.

Yurtiçi ve yurtdışında 40’a yakın kişisel sergi açtı ve üçyüzü aşkın karma sergiye katıldı.

İlki şiir dalında (1971), sonuncusu Moskova İmparatorluk Sanat Akademisi Onursal Üyelik “Sanata Katkı” Ödülü(2013) olmak üzere toplam on dokuz ödül sahibidir.

Ayan’ın yurtiçi ve yurtdışında çeşitli müzeler ile özel ve tüzel kurum koleksiyonlarında yapıtları yer almaktadır.

Ayan, eğiticilik yaşamı boyunca kurumunda, Resim Bölümü başkanlığı, Rektör Yardımcılığı, MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi müdürlüğü gibi görevler yapmıştır.

Ayan’ın sanatına ilişkin yazılmış ve yayımlanmış çeşitli kitapların yanında kendi yazdığı ya da editörlüklerini yaptığı altı kitap bulunmaktadır.

Ayan hakkında, metnini Ahmet Oktay’ın yazdığı “Aydın Ayan”, metnini Kıymet Giray’ın yazmış olduğu “Aydın Ayan” ve editörlüğünü sanatçının kendisinin yaptığı, çok sayıda sanatçı ve sanat yazarının metinlerinden oluşturulmuş  “Aydın Ayan ‘Sisyphos’un Direnci” başlıklı yayınlanmış, kapsamlı kitaplar bulunmaktadır.

Ayan MSGSÜ’deki eğiticilik görevinin yanında sanatsal çalışmalarını İstanbul ve Şile’deki atölyelerinde sürdürmektedir.

AYDIN AYAN 45. SANAT YILI RETROSPEKTİFİ

Tarih: 7 Nisan-10 Mayıs 2017

Yer: MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi, Beş Kubbe Salonu

Saat: 18:00-21:00

AYDIN AYAN'IN 45 YILLIK SANAT YAŞAMINDA KENDİSİ HAKKINDA MEDYADA VE GENİŞ ÇEVRELERDE YER ALAN BAZI TANIMLAMALAR...

 

“TÜRK RESSAM, RESİMLERİNDE TOPLUMSAL GERÇEKLERİ YANSITMAYA YÖNELMİŞTİR”

“ Sanatın toplumsal bilinç taşıması gerektiğini savunur, hemen her resminde konu olarak insanı ele alır. Bu ele alış her kez doğrudan insanı resmetmek biçiminde olmasa bile anlattığı gene insandır. Çıkış noktasının yaşam olmasına karşın, resimlerinde gerçeğin kuru ve katı bir yinelemesi yoktur. Resmin anlatım olanaklarını da göz önünde bulundurarak her nesneye düşünce taşıyıcı bir işlev yüklemeye çalışır. Resimlerindeki insan ve hayvan figürleri ve nesneler birer simge niteliği taşır.”

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi Cilt:1 1983

 

AYDIN AYAN’ DA GERÇEKLİĞİN ANLATISI

“… içinde yaşadığı zaman dilimi ve olanaklarını bulunduğu çevrenin merceğinden algılayan sanatçının çağdaşlık tasası enikonu alışılmışın dışına çıkmaktadır. Çağdaşlaşmayı salt biçime dönük bir araştırma olmaktan ayrı değerlendiren Ayan'ın resminde gerçekliğin anlatısı anlatının gerçekliğine dönüşme sancıları içindedir elbette. Ne var ki, Ayan'ın bu ikilemi aşmak zorunda olduğu söylenemez; çünkü gelişim sürecine göre Türk resmi ele alındığında, bağlı olduğu kuşağın böyle bir ikilemi tüm açmazlarıyla yaşamadan aşması mümkün değildir.”

Mehmet Ergüven, Yeni Boyut Dergisi, Nisan 1983

 

AYDIN AYAN VE RESİMDE TOPLUMSAL İÇERİK SORUNU

“Aydın Ayan'ın gerek doğrudan doğruya insan figürünü gerekse nesneler ve hayvanlar aracılığıyla ele aldığı insanı insanca değerlendirişi üslubunu kişisel kılan özelliklerin başında gelir. Bu özellikler kullandığı simgesel dilin bir yandan dış dünyayla organik ilişkiler kurmaya elverişli içeriğinden, öte yandan da geleneksel etkilere açık olmasından kaynaklanır. Aydın Ayan bazı ciddi sanatçıların bile kaçınamadıkları, insan figürünü birtakım espas ve doku oyunlarının rastlantısal biçimciliği ve boyasallığı içinde hırpalamak hastalığına kapılmaksızın kullandığı her biçime açık seçik bir tanımlama getirme becerisini rahatlıkla başarıyor. Biçimi ihmal etmeyen titiz bir fırça işçiliğinin bu becerideki payı yadsınamaz büyüklükte.”

A.Kemal İskender, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı:66, Nisan 1984

 

AYDIN AYAN'IN YAPITLARINDA FİGÜRATİF ANLATIM

“ Aydın Ayan'ın yapıtlarında ilk bakışta dikkati çeken figüratif anlatım, gerçekte belli bir dünya görüşüne bağlı içeriğin biçime dönüşmesinden çok, biçemin içerikleşmesiyle var olan özgün bir resim dili oluşturma kaygısını taşımaktadır.

Mehmet Ergüven, Sanat Çevresi Dergisi, sayı:66, Nisan 1984

 

“Türk sanatçısı Aydın Ayan’ın totaliter rejimlerin toplumsal ve politik baskısını irdeleyen figüratif yağlıboya ve baskı resimleri…”

Time Out, London’s Weekly Guide, 13-20 Ocak 1989

AYDIN AYAN'DA DÖRDÜNCÜ BOYUT

Aydın Ayan'ın resimlerinde bir dördüncü boyut var: Düşünce. Bu çözülmüş, formüle edilmiş bir düşüncenin, olgunun sunulması değildir. Daha çok çözülmemişin, gerilim yaratan, ama  sanatçının bu durumunda iç¬ dünyasındaki fırtınalı bir insani başkaldırışın  görsel bir dile dönüşmesidir.

Turgay Gönenç, Sanat çevresi Dergisi, Sayı:67, Mayıs 1984

AYDIN AYAN VE RESİMLERİ

“Aydın Ayan, doğayı sürekli izleyen, gözleyen bir sanatçı. Resimleri de doğal mekan yanılsamasını       veren kurgulanmış mekanlarda geçiyor. Sanatçı doğaya yaklaşımını şöyle belirtiyor: ”Salt objenin dış görünüşünün değil, onu yaratan potansiyeli de sunmak istiyorum.”

Faruk Şüyun

Varlık Dergisi, Nisan 1984

 

MART/NİSAN AYINDAN ENSTANTANELER

“Tarif-Tarih Resimleri” başlığı altında gruplanan çalışmalarında, hem temayla hem de Ayan’ın felsefesiyle yakınlık kurulabilecek resim sanatının ustalarıyla arasında bir bağ kuran sanatçı bu serüvenin kilometre taşlarına işaret eder gibidir. Bu bağlamda Ayan resmi izleyicisini düşünsel açıdan harekete geçirmekte, ardında belirgin kılmaya çalışılan ifadenin varsıllığını irdelemeye zorunlu kılmakta.”

Levent ÇALIKOĞLU

Türkiye’de Sanat, Mayıs/Haziran 1997, Sayı:29

 

AYDIN AYAN'DA MEŞ'UM MANZARALAR

“Gerçek yaşamdan seçilmiş motif ye figürlerin fictif (hayali) bir kurguyla resimsel düzen bütünlüğüne eriştikleri her tema oluşumu Aydın Ayan'ın bireysel iç dünyasını sükûnete kavuşturan bir gerilim işlevine sahip bulunuyor. Motif ve figür kaynakları nesnel dünya dışına düşen ya da gözün aşina olmadığı hiçbir sapmaya uğranmadan elde ediliyorlar. Fakat bireşimlerin dehşet ya da ürküntü uyandıran gerçek-dışı niteliği, karşıtlık ve çelişki mantığı üzerinde yapılanmış bir masal-öykünün seyirciden tedirgin tepkiler bekleyen hazlarını ele veriyor.”

Sezer Tansuğ, Milliyet Sanat, Nisan 1984, Yeni Dizi 93/1

 

AYDIN AYAN’IN  SANATI

“Bir sanatçının biçimsel kaynaklarını araştırmak, onun üretme   biçimini temellendirmek açısından sanat tarihçilerinin ilgilendiği veriler iseler de, bu, Ayan’ın resimleri söz konusu olduğunda fazla açıklayıcı olmayacaktır. Onun resimlerine ve her yerde sanatın bu türlerine yapılacak olan asit testi önceki geleneklere ne dereceye kadar boyun eğdikleri değil, tüm bu etkileri ne kadar başarıyla özümsedikleri ve bir bakış açısı ile geleneksel iken diğer bir bakış açısıyla tamamen kişisel ve çağdaş olan bir biçim ve ifade tarzı üretip üretmedikleridir.

Ayan’ın sanatı bu tür değerlendirmede bütün kuşkuları dağıtmaktadır. Bu, ağırlıkla yenilikçi olan ve yeni yönlere sıçrayabilecek güçlü, dolaysız bir dildir. Onun eleştirel ve simgesel gerçekçiliğinin halkının duyuşuyla örtüşen ürünler vereceğinden hiç kuşkum yoktur.”

Dr. August WIEDMANN

“Aydın Ayan Painting and Printing Exhibition” kataloğundan

“Goldsmiths’Gallery”/Londra, 6-19 Ocak 1988

 

AYDIN AYAN

“(…) Aydın Ayan çağdaş resim sanatımızda figürcü, nesnel gerçekçi, toplumsal gerçekçi, soyutlamacı ya da soyutçu gibi birbirine yakın ya da karşıt anlayışlar, yönelişler, arayışlar arasında kişisel bir anlatım diline erkenden ulaşan bir ressam. Her zaman gerçekçi ama toplumsal insani bildiri içeren resimler yaptı. Ama her şeye hep sevgi ve merhametle yaklaştı. Aydın Ayan yeniye yüzeyden bakanlarla karşılaştırılınca güç bir yolda ilerliyor, “resim”de diretiyor. O iyi olanın, yüksek düzeyde bir yaratıcılığın her yerde kendini koruyacağından emin işine bakıyor ve giderek, doğaya, insana daha yoğun ve yalın bir duyarlıkla, dokunaklı bir gerçekçilikle bakıyor; bir ressam böyle bir yolda da yeni olabilir demek istiyor. Onun resimlerinde duygu, akıl, hesap, titiz bir işçilikle yan yana geliyor. En uçta gözükenlere de kendi kulesinden bakıyor. Değil mi ki, “öncü” olan, çabuk geride kalabiliyor. Adı üstünde hele “güncel” olan bugünden yarına mevzi kaybediyor. Az zaman önce kendilerine öncü adını vererek ortaya çıkanlar bugünün “güncel”inin neresindeler? Sanatta böyle moda gibi, bu kadar hızlı eskimek doğal sayılabilir mi?”

Turan EROL

Sanat Çevresi Dergisi, Sayı : 317, Mart 2005

 

AYDIN AYAN ÜZERİNE

“(…) Öncelikle iyi bir gözlemcidir o, bakmayı ve görmeyi bilenlerden… Ayrıca sosyal konulara olan eğilimi çekecektir dikkatinizi, doğaya bütünlenişi yanı sıra… Ve tabi hepisinin ötesinde insan vardır onun resminin odağında. O insan ki “Ecce Homo” da çıkar karşımıza, nice farklı portrelerde yansımalar misali de ve tabi yine nice farklı anlatımlarla…

Şimdi dilerseniz biraz daha açalım bu kısa özetlemeyi ve öncelikle gözlem gücüne çekelim dikkatinizi, hatta bu konuda doğayla bütünleştiğini de getirebiliriz gündeme. Ve ilk elde sanatı besleyen yaşamdan, yaşam koşullarından hareketle ifadelendirmek pek mümkün ki sanatçımız çocukluk ve ilk gençlik yıllarının geçtiği köy ve kasaba yörelerinin etkisini, izlerini yaşam boyu sürdüre gelmiştir. O nedenledir ki çevresel anlatılarda o yöresel izlenimler hep ön plandadır, ağaçlardan kuşlara, köpeklere, kurtlara ve diğer mahlukata dair renklere oldukça sık rastlayabiliriz.”

Abdülkadir Günyaz,

Rh+Sanart, S Ocak sayı 36, 2007, sayfa.53

 

AYAN'IN 25. SANAT YILI

“Ayan’ın resimlerinde öz-biçim ilişkisi tam bir denge içindedir. Yöresel ve toplumsal konulardan son dönemde daha evrensel ve tüm insanlığın yaşam serüvenine ilgi duyan bir yaklaşımla, resmin plastik sorunlarını da göz ardı etmeden özenle yapıtlar üretmektedir.”

Ayla Ersoy

Sanat Çevresi Dergisi, Haziran 1997

Haberi Paylaşmak İçin...
Son Haberler
Rodos Şovalyelerinin kalesinde Theodorakis ’’Zorba’’sı...
Rodos Şovalyelerinin kalesinde Theodorakis ’’Zorba...
Damla Özdemir ’’Free Speech Zone’’ ile Galeri İlayda’da
Damla Özdemir ’’Free Speech Zone’’ ile Galeri İlay...
27. Akbank Caz Festivali’nin ilk konser biletleri çıktı!
27. Akbank Caz Festivali’nin ilk konser biletleri ...
London Art Gallery Bağdat Caddesi’nde açılıyor!
London Art Gallery Bağdat Caddesi’nde açılıyor!...
Abidin Dino ’’Son İzler’’ ile karşımıza çıkıyor...
Abidin Dino ’’Son İzler’’ ile karşımıza çıkıyor......