30.07.2017
Künye
İletişim
27.05.2017, 19:36:03 Güncelleme : 28.05.2017, 19:23:45

’ALIEN: COVENANT’ bizzat yönetmeni tarafından harcanan bir efsane...

Sezonun merakla beklenen filmlerinden ’Alien: Covenant’ (Yaratık: Covenant) iddialı bir tanıtımla gösterime girdi; 21. yüzyıl teknolojik imkanlarıyla desteklenen yüksek bütçesi ve Ridley Scott’ın yönetmen koltuğunda olması beklentileri yükseltti...




Haldun Armağan


Sinemaseverlik bir tutku, dahası bir takıntıdır. Bazı yönetmenlerin isminin geçmesi bile yeterlidir benim için; mesela Christopher Nolan, Denis Villeneuve, Paul Thomas Anderson, Ridley Scott, hangi filmi çekerse çeksin koşa koşa giderim. Bu kez de öyle oldu, ancak Ridley Scott'ın kendi efsanesini yine kendi eliyle bir mirasyedi hovardalığı içinde tükettiğini görmek doğrusu acıklı bir sinema deneyimine dönüştü!

Hayalkırıklığının nedeni eskilere dayanıyor: 1979 yılında "Alien/Yaratık" ile bir bilim kurgu-korku klasiği yaratan Ridley Scott devamını çekmesi için yapılan cazip teklifleri geri çevirmiş ve "Aliens" (1986) James Cameron tarafından yönetilmişti. Bu kural her ne kadar 2012'de bozulmuş olsa da, orijinal hikayesini evrim felsefesiyle harmanlayan Scott liderliğindeki "Prometheus" başarılı bir filmdi.

Bu kez orijinal "Alien/Yaratık" filminden 18 yıl önce, "Prometheus" filminden 10 yıl sonra gibi baştan aşağı zorlama senaryosuyla "Alien: Covenant" kendi içindeki tutarsızlıklar bir yana, ilk filmle belirlediği kalite standartlarını da yerle bir ediyor.

Sıradan korku filmlerinde bodrumda saklanan maskeli katili yakalamak isteyenin bir daha geri dönmemesi kalıbı vardır. Hikayedeki karakterler sırasıyla bodruma inip öldürülmeyi bekler! Hayret verecek ölçüde benzer tuzaklara düşen Alien: Covenant, her sekansta yaratığın gösterilmesi çabası yüzünden daha ilk yarıya gelmeden sıradanlaşıyor.

Apaçık tehlikeye aldırmaksızın inişe karar verilmesi ve bunu takip eden olaylar bir yana, uzay gemisinde erotizm ve duşta gizlenen yaratık gibi tamamen gereksiz sahneler var. Orijinal filmdeki kedinin gözlerinden yansıyan gerilim bile, yıllar sonra iki oyuncu ve bir yaratık figürü ile kurulmaya çalışılan korku atmosferinden bin kat daha başarılıydı.

Sonuç olarak, biraz eskiden, biraz yeni versiyondan beslenmeye çalışan, yaratım felsefesi başta olmak üzere her önermesini uzun açıklamalara dayandırıp iyice tavsayan "Alien: Covenant" dev bütçesinden esinlenerek söylersek, "devasa bir hayal kırıklığı."

Tek teselli, yeni kuşaklara filmin klasik halini hatırlatması olabilir. İlk filmin çekildiği yıllarda doğan biri şimdi 40'larına yaklaştığına göre, bu kuşaktan sinemaseverler aslında serinin altıncısı olan Alien: Covenant izledikten sonra "neymiş bu filmin esası" diye merak ettiyse, bu iyi bir şey.

Zaten "Alien: Covenant" sonrası yapılabilecek en doğru şey, seriyi en özgün ve sulandırılmamış haliyle değerlendirmek. Alien ve Aliens filmlerini asıl şimdi izleyip hakkını teslim etmek lazım.

Haberi Paylaşmak İçin...
Son Haberler
Rodos Şovalyelerinin kalesinde Theodorakis ’’Zorba’’sı...
Rodos Şovalyelerinin kalesinde Theodorakis ’’Zorba...
Damla Özdemir ’’Free Speech Zone’’ ile Galeri İlayda’da
Damla Özdemir ’’Free Speech Zone’’ ile Galeri İlay...
27. Akbank Caz Festivali’nin ilk konser biletleri çıktı!
27. Akbank Caz Festivali’nin ilk konser biletleri ...
London Art Gallery Bağdat Caddesi’nde açılıyor!
London Art Gallery Bağdat Caddesi’nde açılıyor!...
Abidin Dino ’’Son İzler’’ ile karşımıza çıkıyor...
Abidin Dino ’’Son İzler’’ ile karşımıza çıkıyor......